
Abdurrahim Karakoç külliyatından bir başka değerli şiir kitabı: “Suları Islatamadım” Şairin Anadolu insanın serencamı, milli değerler, kimlik ve kültürel değer yozlaşmaları, sağ-sol çatışması gibi birçok farklı tema ve konuya değindiği, çoğunluğunu hikemi ve hiciv şiirlerin ihtiva ettiği “Suları Islatamadım” okunmaya değer. Abdurrahim Karakoç’un siyasi/düşünsel portresini en iyi yansıtan eserlerinden de biri bu kitap.
Üstadın “Bayramlar Bayram Ola” şiiri kitapta beni en çok etkileyen şiir oldu. Bu şiirleri seri halinde (beş farklı Bayramlar Bayram Ola şiir var) yazan Karakoç “bayram”ı bize en yalın ve içten haliyle sunar. Aşağıya aldığım şiir II numaralı şiiri istifadelerinize sunarım.👇🖐️
Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine
Kızı ” bayram” dedi, yalınayaklı
Adam ” Bayram” dedi tam ağlamaklı
Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi dili tutuldu
Güç bela ağzından bir ” of” kurtuldu
Oğlu ” Bayram dedi sırtı yamalı
Adam ” he ya” dedi gözü kapalı
Düşündü kış yakın, evde odun Yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış: tuz yok, sabun yok
Avrat ” Bayram” dedi eğdi başını
Adam ” evet” dedi, sıktı dişini
Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara
Takvim ” Bayram” dedi, silindi yazı
Adam ” öyle” dedi, bağrında sızı
Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Aylar, yıllar, günler erirken yasta;
Yer – gök ” Bayram” dedi ağzını açtı;
Adam ” Bayram” dedi evinden kaçtı.
#hayırlıbayramlar

