
Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan’ın birlikte sohbet şeklinde 22 başlıkta kaleme aldıkları, öğretmen ve tüm eğitim camiasına rehberlik niteliğinde hayat tecrübelerini aktardıkları kaliteli bir eser okuduk.
Kitap, öğretmenlerin öğrencilerle nasıl sağlıklı ve anlamlı bağlar kurabileceğini anlatır. Öğretmenlerin öğrencileri anlaması, onlara değer vermesi ve onları desteklemesi gerektiği vurgulanır. Yazarlar, öğretmenlerin öğrencilere ilham vermesinin önemini vurgular. Ona göre, ilham alan öğrenciler, kendi potansiyellerini keşfeder ve hayallerini gerçekleştirme yolunda ilerlerler. Eser, öğretmenlerin de sürekli olarak kendilerini geliştirmesi gerektiğini anlatıyor. Öğretmenlerin, hem mesleki hem de kişisel olarak kendilerini geliştirmeleri, öğrencilere daha iyi bir rol model olmalarını gerektiğini vurguluyor.
Eser, eğitimin en temel noktalarından eğitici, aile, öğrenci, toplum-eğitim ilişkisi, değer ve değerler eğitimi, öğretmenler odası ve sınıf, idareciler ve güncel eğitim meseleri ile ilgili birçok konuda problemler dile getirip çözüm önerilerinde bulunuyor.
Yazarlar kitapta geçen olayları gerçek hayattan örneklerle ve anekdotlarla zenginleştirilmiştir, bu da okuyucunun kitaptaki fikirleri daha iyi anlamasını sağlar. Ayrıca kitabın bölümlerden oluşması ve sohbet havasında geçmesi de kitabı zenginleştiren bir başka etmendir.
Eserden, İrfan Erdoğan’ın dilinden şu alıntı kâfi gelecektir: 👨🏫 “Ben öğretmenliği belirli bazı görevleri, sınırlı bir alanda yerine getirmeye dayalı bir iş olarak görmüyorum. Bu şekilde gerçekleşen öğretmenlik için “öğretmenlik yapmak” tabirini kullanıyorum.
👨🏫 “Öğretmen olmak, öğretmenle öğrencinin birbirlerine hoşça bakabildikleri, öğretmenin öğrencide, öğrencinin öğretmende dirildiği, güçlü ve sahici bir aidiyettir.”
✅İrfan Erdoğan ve Doğan Cüceloğlu’nun birlikte hazırladığı “Öğretmen Olmak”, öğretmenlik mesleğinin önemini ve güzelliğini anlatan, ilham verici ve değerli bir kitaptır. Kitap, öğretmenlerin, öğrencilerin ve eğitimle ilgilenen herkesin okuması gereken bir kitaptır. İstifade ve “bir can’a dokunma” dileği ile…

